Saygıdeğer Velilerimiz, " Sınavda başarılı
olmak için belirli düzeyde kaygıya gerek vardır. Sınava hazırlanan
bir öğrenci gerekli düzeyde bir kaygıya mutlaka sahiptir.
Anne-babanın çocuğunu teşvik için kaygısını arttırması, beklenenin
tam aksine sonuç verir.
- Ailenin küçük yaştan başlayarak çocuktan yüksek başarı beklemesi,
eleştirmesi, yargı ifadesi taşıyan sıfatlarla nitelemesi ve
cezalandırması çocuğun kendine olan güvenini sarsar ve kaygıdüzeyini
yükseltir. Kaygı düzeyi yüksek çocukların geçmişinde mutlaka
bu özellikler vardır.
- Anne-babanın kendi özlemleriyle çocuklarının sınırları arasında
gerçekçi bir denge kurmalarında yarar vardır.
- Çocuğun geçmiş okul hayatında ve okul dışı faaliyet1erinde
göstermiş olduğu başarı onun sınırlarını ve gelecek performansını
tahmin etmek için genel bir ölçü olarak kullanılabilir.
- Çocuğunuz sınavda başarılı olamazsa, gideceği okulu ona
bir ceza gibi göstermeyin. Çünkü istediğiniz okulu kazanamazsa,
böyle bir durumda gideceği okulu sevmesine ve başarılı olmasına
imkan kalmaz.
- Sınavı kazanma" nın hayatın "tek" ve "kesin"
aracı olduğunu düşünmeyin.
- Ders çalışmak" ve "sınav kazanmak" uğruna
çocuğunuzla olan yakınlığınızı tehlikeye atmayın. Aranızdaki
sıcaklığın hayat boyu devam etmesi her şeyden önemlidir.
- Sizin hayat görüşünüz ve yolunuz çocuğunuza çizmeye çalıştığınız
gibi mi? Değilse, çocuğunuzun sizi örnek aldığını düşünün
ve ona karşı daha yumuşak olun.
- Siz okuyan bir insan olduğunuz halde, çocuğunuz okumak istemiyor
veya başarısız oluyorsa,bunun tercihi olduğunu kabullenin.
Bu noktada olgun insanın tanımını hatırlayın; "Olgun
insan sonucunu değiştiremeyeceği olayları kabul eder."
- Unutmayın ki, kendi varlıklarından memnun olanlar, iyi sonuçlar
yaratırlar |